Sivrihisar İlçesi, Eskişehir'in en büyük ilçesidir. Doğuda Günyüzü ve Ankara, batıda Çifteler ve Mahmudiye, kuzeyde Beylikova ve Mihalıççık, Güneyde ise Konya ve Afyon ile çevrilidir. Nüfusu 2000 sayımına göre 31.664 olup, 21.117'si (% 66,7) köylerde, 10.547'si (% 33,3) ilçe merkezinde yaşamaktadır. İlçe halkının en önemli geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.

M.Ö. 7. yy. da bir Frig şehri olan Polio, çevresinde Pessinus (Ballıhisar), Gordion ve Mideion gibi büyük şehirler bulunması nedeniyle büyüyemez. Sivrihisar kalesinin inşasına Frig'lerden sonra başlanır. Roma döneminde gelişir ve iki tepenin arasına sur çekilir. Bizans İmparatorluğu döneminde ise askeri bir merkez olduğu için surlar yükseltilir ve çevresi genişletilir. İmparator Justinianus (M.S. 527-565) döneminde hristiyanlığın merkezi haline gelerek büyük bir yerleşim merkezi olur ve Justinianopolis adını alır. M.S. 800 yıllarında dini yönden önce piskoposluk, sonra metropolitlik görevlerini yapar. Sivrihisar'da bu dönemden kalma eserler bulunmaktadır.

1074'te Selçuklular tarafından alınır ve ilçenin adı Karahisar olur. Bu dönemde kale, takviyelerle önemini korur. 1289'da Osmanlı İmparatorluğu'nun yerleşme bölgesi içine girdikten sonra birkaç kez onarım görür. Daha sonra su teminindeki güçlüklerden dolayı terk edilir.  Sivrihisar bir süre Karamanoğulları'nda kalır. Yıldırım Beyazıt'ın ölümünden sonra oğlu Mehmet Çelebi'nin Konya ovasında Karaman beyini yenmesiyle Akşehir, Kırşehir ve Beyşehir ile birlikte Sivrihisar da Osmanlı egemenliğine geçer. Sivrihisar 1684'te ilçe olur. 1846 yılında Ankara'ya, 1912 yılında ise Eskişehir'e bağlanır.

İlçe merkezinde Ulu cami, Hoşkadem camii, Kurşunlu camii ve Alemşah kümbeti gibi tarihi eserlerin yanında yine bu ilçede kilise, saat kulesi ve hamamlar bulunmaktadır. Nasreddin hoca da 1284 yılında Sivrihisar'ın Hortu köyünde doğmuştur.